Pages

Pazartesi, Ocak 16, 2012

Restless ( 2011 )

Senin İçin
Gus Van Sant'ın 2007'de çektiği Milk yapımından sonraki ilk filmi. Gus Van Sant, her zaman için favori yönetmenlerimden biri olmuştur. Peki sebep ne diye sorarsanız? Sebep şu; Sant'ın filmografisine bakmayı ihmal etmediyseniz, çektiği filmlerin çoğu, uzaktan yakından birbirleriyle alakaları olmayan filmler. Tabii, eşcinsel düşmanlarının pek sevdiği bir yönetmen değildir maalesef Van Sant. Gelgelelim, Restless / Senin İçin filmine. Cannes Film Festivalinde "Belirli Bir Bakış " yarışmalı bölümünde gösterildi. Aynı zamanda bu yıl "Filmekimi" nde de yerini almıştı.

Annabel Cotton (Mia Wasikowska) güzel, doğaya ve yaşama yürekten bağlı ama ölümcül kanser hastası olan bir genç kızdır. Enoch Brae (Henry Hopper) ise ailesini bir trafik kazasında kaybettikten sonra yaşamayı yük gibi gören, her şeyden usanmış genç bir adamdır. Farklı kişiliklerde görünen bu iki genç insan tesadüfen bir cenaze töreninde tanışırlar ve farkında olmadan ortak bir hayat deneyimini paylaşırlar.Enoch, Annabel'in ömrünün gitgide kısaldığını öğrenince geriye kalan vaktinde onu mutlu etmeye adar. İkisi birlikte kaderi, öfkeyi, acıyı ve gençliği ardından da ölümü sorgulayacaklardır... Kuralları şimdi onlar koyarlar ama Annabel'in zamanı da hayran olduğu doğa dengesi karşısında hızla tükenmektedir...


Konumuz böyle. Restless, Cannes'da yaptığı gösterimden sonra eleştirmenlerce çok beğenilmedi, yerden yere vuruldu. Oysaki, Restless" cidden beklentiye girilmeden izlenirse, karşınızda çok samimi, şeker gibi ve sıcak bir öykü bulabileceğiniz küçük bütçeli değerli bir film. Senaryosunu Jason Lew üstlenmiş. Lew şöyle demiş. Senaryoyu yazmaya başlamadan önce aklımda kült olmuş mizah öğeleriyle dolu "Harold And Maude" klasiği sürekli aklımdaydı, bir nebzede olsa Harold and Maude kendime örnek aldım diye belirtmiş zaten. Gerçekten Harold ve Maude filmindeki H. ve M. nin arkadaşlıkları kadar uçuk olmasa da, tanımadığı kişilerin cenazelerinde yer almak, oldukça uçuk bir fikir. Gus Van Sant, her zamanki soğukluğunu az da olsa eklemiş. Karşımızda bizi etkileyen, samimi bir film var. Üstelik bunu zorlanmadan yapıyor. Hayatımızın en kıymetli anları, yaşadığınız andır" diyorum bu film için. GVS, belki bir başyapıta imza atmadı, belkide çok iyi bir filmde sunamadı, fakat bizleri etkileyen elma şekeri gibi bir film sundu.

[ B ]

0 yorum: