Pages

Cumartesi, Ocak 28, 2012

Oscar Yolcusu Kalmasın!!!



The Artist
Michel Hazanavicius 'in kendini resmen tanıttığı yılın en güzel filmi olarak nitelendirdiğim "The Artist" . The Artist, klasiklere dönemlere götüren, klasiklerin özgün tadını, lezzetli bir biçimde " güzelce şerbeti ağzınıza vermeyi bilen" harika bir klasiklere saygı duruşu filmi. Klasiklerin ta Charles Chaplin'den sonra unutulduğu sinemada, tekrar gündeme getirdiği için, getirebildiği için tüm ekibe sonsuz teşekkürler.10 Dalda Oscar adayı, En İyi Film dahil. Sessiz film olarak, seyirciyi filme dahil etmek + ve de uzun bir süre boyunca sessiz filmin içinde tutabilmek gibi zorlu bir süreci harika bir şekilde aşıyor. Bu yıl ki vasat oyunculuklara yakındığım durum, The Artist filminde kendini memnuniyete bırakıyor. Jean Dujardin ve Berenice Bejo ikilisi, mükemmel uyumu, filmi bir üst düzeye çıkarıyor. Yılın Filmi "The Artist" olarak ilan ediyorum.

Pazartesi, Ocak 16, 2012

Restless ( 2011 )

Senin İçin
Gus Van Sant'ın 2007'de çektiği Milk yapımından sonraki ilk filmi. Gus Van Sant, her zaman için favori yönetmenlerimden biri olmuştur. Peki sebep ne diye sorarsanız? Sebep şu; Sant'ın filmografisine bakmayı ihmal etmediyseniz, çektiği filmlerin çoğu, uzaktan yakından birbirleriyle alakaları olmayan filmler. Tabii, eşcinsel düşmanlarının pek sevdiği bir yönetmen değildir maalesef Van Sant. Gelgelelim, Restless / Senin İçin filmine. Cannes Film Festivalinde "Belirli Bir Bakış " yarışmalı bölümünde gösterildi. Aynı zamanda bu yıl "Filmekimi" nde de yerini almıştı.

Annabel Cotton (Mia Wasikowska) güzel, doğaya ve yaşama yürekten bağlı ama ölümcül kanser hastası olan bir genç kızdır. Enoch Brae (Henry Hopper) ise ailesini bir trafik kazasında kaybettikten sonra yaşamayı yük gibi gören, her şeyden usanmış genç bir adamdır. Farklı kişiliklerde görünen bu iki genç insan tesadüfen bir cenaze töreninde tanışırlar ve farkında olmadan ortak bir hayat deneyimini paylaşırlar.Enoch, Annabel'in ömrünün gitgide kısaldığını öğrenince geriye kalan vaktinde onu mutlu etmeye adar. İkisi birlikte kaderi, öfkeyi, acıyı ve gençliği ardından da ölümü sorgulayacaklardır... Kuralları şimdi onlar koyarlar ama Annabel'in zamanı da hayran olduğu doğa dengesi karşısında hızla tükenmektedir...