Pages

Pazar, Aralık 04, 2011

Martha Marcy May Marlene ( 2011 )

Martha Marcy May Marlene, bu yılın en önemli bağımsız filmlerinde biri olarak kabul görmüş bir yapım. Geçen yılın 'Winter's Bone' ( Gerçeğin Parçaları ) filmi olarak anılıyor. Yönetmen 'Sean Durkin', bu yıl Sundance Film Festivali'nde 'En İyi Yöneten (yönetmen yani) Ödülü kazandı. Ayrıca Cannes Film Festivalinde de 'Belirli Bir Bakış' yarışma bölümünde gösterimi yapıldı. Bu yılın, Filmekiminde oldukça rağabet gören filmlerinden biri olduğunu da hatırlatalım. Evinden ayrılarak, tuhaf bir çiftlik evinde kurallara bürünmüş bir toplulukla beraber yaşamaya başlar. Martha'nın iki yönlü hikayesi anlatılıyor.

Psikolojik-drama türlerini içine hikayesinin içine hapseden bir yapımla karşı karşıyayız. Açıkçası, ben ilk fragmanı izlediğim psikolojik -dramadan önce 'psikoseksüel-drama' örneğine uyuşur bir film bekliyordum. Beklentilerimin altında kalan bir film oldu. Martha'nın hikayesi ikiye ayrılıyor. Evden kaçtıktan sonra yerleştiği çiftlik evindeki tarikat ile geçen zamanı ve tarikat çiftliğinden kaçıp ablasının yanına sığınmasından sonra olanlar anlatılıyor. Tarikatla beraber geçirdiği süre boyunca Sean Durkin, bunu Flashback' ( geriye dönüş) kullanarak anlatmayı seçmiş. Çok iyi bir hamle olabilir, akıllıca düşünülmüş. Fakat önemli olan elindeki güçlü materyali doğruca kullanabilmek. Sean Durkin, ablasının yanında yaşadığı olayları güzel lanse ederken, öbür tarafı, Flashbackler ile anlatmayı seçtiği tarikat bölümün çok sönük bırakmış. İlgisiz kılmış. Halbuki, flashback'ler filmin kaburgasını oluşturuyor. Boş bırakılması filmde aksaklıklara yol açmış. Önemlisi, etkileyici olacak olan filmi basite indirgemiş.
Martha Marcy May Marlene- Elizabeth Olsen
Durkin, hikayenin tam sırrını vermiyor. Belki de seyircisini gizem sarmasını istemiştir olabilir. Bu yönüyle iyi. Lakin, Martha'nın eskiden yaşadığı olaylar, psikolojisini bu denli bozan, mahveden olaylar silsilesini bir türlü iyi aktarmayı başarmıyor. Yarım yamalak kalmış hissi uyandırıyor. Bu durum ağızda nahoş bir duruma sebebiyet veriyor. Oyunculuk performanslarına gelirsek, bu yıl Oscar adaylığı için adı geçen 'Elizabeth Olsen' zaanımca iyi değil. İyi değil biraz ağır oldu. Yeterli değil. John Hawkes ,Hugh Dancy ve Sarah Paulson, Olsen'in performansına destek çıkmışlar. Toplu olarak ele alındığında iyi olabilir. 

Özellikle beğendiğim bir sahne var. Tarikat liderinin Martha için yazdığı şarkı kısmı oldukça etkileyici. Beklenti ile izlemek gibi bir hata yapmaz iseniz beğeneceğinizi umuyorum. Benim yaptığım hataya düşmeyin, keyfini çıkarın.

Not: Filmin benim için büyük önemi de,sevdiğim arkadaşlarımdan birisinin altyazısını çevirmiş olması. Kendisine buradan teşekkürler ve emeğine sağlık diyorum (;
[ B ]

0 yorum: