Pages

Salı, Kasım 29, 2011

The Thing ( 2011 )

 " Şey "
Hollywood, Hollywood! Başına taşlar yağsın! demek istiyorum izninizle. Rimeykler içinde yüzen bir sinema haline gelen, yaptıklarının doğru bir hareketmiş gibi tekrar insanlara yedirebilme derdinde olan sinir bozucu sinema sektörü Hollywood. 'Dream House' yapımında ne kadar isyanlar bastığımı okuyanlar bilir. The Thing, ünlü korku ustası "John Carpenter"ın en çok sevilen ve daima korku listelerinde boy gösteren 1982 yapımı The Thing'in yeniden çevrimi. Ha, yeniden çevrim dedik de, yapımcılar ve yönetmen filmin kesinlikle yeniden çevrim ( rimeyk) olduğunu kabul etmek istemiyorlar.
Neymiş efendim, film John Carpenter'ın 1982 yapımının öncesini, olayların nasıl o raddeye geldiğini anlatmak derdimiz diyor, sayın yönetmen ve ekibi. Hadi canım orada yemezler! Görende 1982 yapımı izlemedik sanacak. Birebir kopyası işte. Lakin filmin final sahnesinde, gerçekten öncesi olabilir diye düşündüm. Malum köpeğimiz kaçıyor. Kendilerini haklı çıkartabilecek noktaları burası, onu da seyircinin öncesi olduğuna inandırmak için koydukları o kadar belli ki.

2011 yapımına gelirsem, geleceğim ama, sürekli yermek istemesem de, öveceğim bi tarafını bulma çabası içindeyim. Antartika kıtası The Thing, serisi için en güzel, atmosferi ortaya koyabilecek en doğru seçenek. Şey yaratığının (ne isim koyacağımı bilemedim) tasarımını çizen kim bilmiyorum fakat, büyük bir Ridley Scott'ın 'Alien' çizimlerine çok yakın duruyor. Saydamsı bir renk, koyu yeşil ve siyah karışımı gibi, birazcık beyaz a yakın renk karışımıyla oldukça tuhaf durmuş. Taklit kısacası. Mary Elizabeth Winstead, Kate'i Alien serisinin yaratığına benzetilme kopyası yetmiyor. Bu sefer Ripley karakterini filmdeki Kate taklit ediyor. Fakat, Ripley karakterinin tırnağı bile olamayacağını az geçmeden anlıyorsunuz. Karakterin kadın olmasının yanı sıra, 1982 yapımında, Kurt Russell baş karakterdi. Kadın karakteri dönüştürülmüş. Tabii, bunda filmin öncesini anlatıyoruz' kaygısının olduğu bariz belli ediyor. Filmin 'Prequel' olduğunu iddia etmesi, her karede 1982 yapımından bir şey bulan biz seyirciler, şunu söyleyebiliriz. Yapımcı ve yönetmen seyirciye karşı dürüst olamıyor.

The Thing, her bakımında sınıfta kalmış bir yapım. Özellikle oyuncuların oyunu hakkında yorum bile yapmak yersiz. Her biri diğerinden beter. Al birini, vur ötekine kelimesinin karşılığı, The Thing filmindeki oyunculuklar örnek gösterilebilir. Asıl değinmemiz gereken konuyu sona bıraktım. Hadi madem Rimeyk (yeniden çevrim) yapıyorsunuz, bari efektler  adam gibi olsun. Yapılan efektlerin, yaratıkların karikatürize edilişi, her şey' ucuz bir efektörün eline bırakılıp, al bitir' paramız gitmesin hesabının yapıldığına eminim. Üstelik yaratık çizimleri Dead Space' bilgisayar oyununun da bir diğer kopyası. Alien'den sonra.

Yapılan en son arsızlık, Ennio Morricone'in 1982 yapımı için yaptığı bestenin 2011 yapımında da görebilmek mümkün. Şaka gibi diyorum.

[ D+ ]

4 yorum:

Serdar Durdu dedi ki...

Genel olarak ortalama eleştiriler aldı. herhangi bir beklenti içine girmeden izlemekte fayda var :)

sinema dedi ki...

Bu konuda haklısın. Beklenti içine girmemiştim izlerken. Lakin filmin öncesini anlatıyor demişlerdi. Karşımda rimeyk görünce sinir oldum resmen. Sinirden bastım D+ notu :D Eğer 1982 yapımıyla karşılaştırma yapmasak C+ bir film olabilir. (:

ufuk dedi ki...

filmin sonunda baş kahramanın sonu belli olmuyor, bilen varsa söylerse seviniim....

Adsız dedi ki...

Abartmayın, kesinlikle kötü film değildi. Nasıl izliyorsunuz bilmiyorum, hatta ilk filmden bile daha iyiydi. Sizin sinema bilginizden şüphe etmek lazım bence!!!