Pages

Pazartesi, Kasım 28, 2011

Jane Eyre ( 2011 )

Küçüklüğümüzün masum, temizli yüzlü güzel kızı Jane Eyre. Kendisi bizler için hep  (herkes için olmasa da) iyi kalpli kız olarak kalmıştır. Jane Eyre, 'aşk yazarlarının en büyük temsilerinden Charlotte Bronte, 'Jane Eyre Bronte'nin çok ünlü kitabından tekrar uyarlandı. Eyre, klasik dönemden taa ki günümüze kadar sürekli uyarlandı. 2011 yapımı üzerine konuşacağız.Jane Eyre, romanını her zaman sevmişimdir. Gerçi ,romanını daha çok küçüklüğümden hatırladığım kadarıyla kızlar pek severdi. Erkekler, off Jane Eyre'in aşkından bıktım derdi' gibi hatırlıyorum. Belki de yanlış hatırlıyorum, anımsamaya çalışıyorum.
Başrollerde 'Mia Wasikowska' ve her geçen gün yüzünü daha çok gördüğüm, ikinci bir antipati duygular beslediğim, Ryan Gosling ' olma yolunda emin adımlarla yürüyen 'Michael Fassbender'. Dikkat çekelim bir konuya. Jane Eyre bir ingiliz edebiyat uyarlaması olmasından dolayı sanırız, film için seçilen aktör ve aktris. İngilizlere karşı olan soğukluğumu nedense dindiremiyorum. Bu nefret ateşinden bir sürü ünlü oyuncu payını alıyor benden. Yönetmenliğini Cary Fukunaga üstlenmiş. Kendisini " Sin Nombre' adlı Sundance ödüllü  bağımsız harika bir yapımla tanımıştım. Şunu söylemem gerek, 'Sin Nombre' yapımından ne kadar zevk aldıysam, Jane Eyre klişesinden pek hoşlandığımı söyleyemeyeceğim maalesef. Romanı okumuş biri olarak, klasik bir filme 3 saat gerekli. Bu uyarlama da 2 saat gibi kısa bir süre ayrılmış. Dolayısıyla bazı durumlar, durumların oluşturduğu gel-gitler hava da asılı kalmış. Her neyse, beklesin. Kurusun! diyelim bu kusur için.

 Mia Wasikowska, Jane Eyre rolü için ne kadar doğru orasına şüpheli bakıyorum. Çok soğuk, yüzü gülmeyen, dondurucu etkisi var karakter üzerinde. Bir türlü Jane karakterinin içine girmemize için vermiyor. Kendinden uzaklaştırır gibi bir hal tavır gibi sergiliyor rolünü. Amaç kendinden uzaklaştırmaksa, kendisine 'Oscar' verilmeli diyebilirim. Lakin amacın bu olduğunun hiç mi hiç zannetmiyorum. Mekan ve dönem kıyafetleri çok uygun ,soğuk olan filme azıcık da olsa bir pozitiflik belirtisi katıyor. Lakin yetmiyor. Hikayedeki aksaklıklar, oyunculukların  sönük olmasında büyük rol sahibi. Sıcaklığını veren romantizm sahneleri, kaynağını açıkladığım nedenlerden dolayı birer odun halini almış olduğunu görmek imkansız değil. Jane Eyre uyarlaması bu sefer de olmamış. Karşımıza çok kötü bir yapımla karşı karşıyayız demiyorum, lakin dillendirip, budaklandıracak kadar kaliteli bir iş yok elimize. Malzeme var, fakat çıkan sonuç fiyaskonun birazcık üstü. Yine de, çocukluk hatıramız için.

[ B- ]

2 yorum:

Ayşegül Dondurmacı dedi ki...

Ben seneler önce TRT 1'deydi sanırım Timothy Dalton'un oynadığı (Jane Eyre)rolünde kim oynuyordu hatırlayamadım şimdi:( Jane Eyre'yi seyretmiştim;hatta o zamanlar ilk gençlik dönemim,Timothy Dalton'a aşık olmuştum diyebilirim:)
Bu roman benim çok sevdiğim bir romandır,bu filmin 2011 versiyonunu da seyredeceğim ama tavsiyelerinizi dikkate alarak fazla birşeyler beklemeden,ama kıyafetlerin dönemi yansıttığını belirtmişsiniz,belkide sadece kıyafetlere bakıp görsel bir şölen izlemek adına düşünebilirim,kimbilir...
Saygılarımla...
http://nedhebilaturkey.blogspot.com/2011/11/hakkmda.html

sinema dedi ki...

Teşekkürler ilgilendiğiniz için ve yorumunuz için (: O yapımı hatırlar gibiyim emin değilim tam. Evet izleyin, fakat çok fazla şey beklemeden izlemek iyi olur. O zaman beğenebilirsiniz bile. Zaten fazla kötü bir yapım değil, izlenir ((: tekrar teşekkürler.