Pages

Perşembe, Kasım 10, 2011

Dream House ( 2011 )

Dream House, öncellikle “Drag Me To Hell “ yapımından beri, sanırsam hiç iyi yakın tarihli bir korku filmine rast gelmedim. Drag met o hell, bizlere Sam Raimi’n “ Evil Dead (Kötü Ruh) filminin devam serisine andırmıştı. Mezar kazma sahnesi, lanetle korku içine komedi karıştırarak değişik bir tarz yakalayan raimi, absürtlüğe ileri derece de hakim olup, bizlere 80'li yılların buram , buram korku kokan filmlerinden birisini tattırmıştı. İşte drag met o hell’den beridir, iyi korku filmi arıyoruz bulamadık. İnsindious, çok iyi başlayıp, son yarım saatte altına edip, bizleri hayalkırıklığına uğratmıştı James Wan.


Asıl filmimiz, Dream House, öncellikle filmin pek değerli yönetmeni “Jim Sheridan’dan bahsetmesek ölürüz! Jim Sheridan, kariyerine şöyle bir göz attığımızda, 6 kez Oscar adaylığı alıp, altısında da ıskalamış biri. In America, In the name of the father (3), My left foot (2) . filmlerinden Oscar adaylıkları almış biri, kalkıpta böylesine vasat bir korku filmini ne demeye çeker ki? Bilmiyoruz fakat, sanırım kendisi biraz macera aramış ya da bela. Belasını arayan ,belasını da ,sefasını da bulur demişler. Sheridan sadece bela bulmuş maalesef !

Anlamadığım şu ki, bu türden “en az “1000” film var, ve Hollywood sırf insanları gişeye çekmek için, yeni başvurdukları hileleri ise, bu tür senaryoları büyük ve ünlü oyuncu, prodiksiyonlarla beraber çekip cazibe haline getirmek.İşte bunlardan biri şüphesiz %100 eminim “Dream House” Korku namına hiçbir şey bulamadığım, orijinal adı gibi rüya evi dışında hiçbir özelliği olmayan vasat alttı, Hollywood aynı yemekli filmlerden. Kadroya bakıp,acaba bu sefer gerçekten güzel bir şey çıkar mı demeden edemiyor insan.

Fragmanda çıktığından beri, ilk kez izlediğimde “Tamam dedim! Bu film “Kubrick ‘in The Shining ‘i ve Ardından What Lies Beneath ! gibi yapımların birer parçası gibi. İzlerken haklı olduğumu çıkarttı film. Lakin, ne tat olarak nede kalite olarak, her iki filmin eline su dökemez, bırak onu ayağını bile öpemez.Hollywood’a yıldızı parlamış olan üç yıldız oyuncu “Daniel Craig, Rachel Weisz ve Naomi Watts , tek diyebileceğim oyuncuların bir çırpıda harcandığı. Açıkçası ben Naomi Watts’ın filmde ne için var olduğunu bile daha idrak etmiş değilim. Her neyse, ünlü görüntü yönetmeni Caleb Deschanel üstlenmiş.Neresi ünlü derseniz, Zoey Deschanel’ın babası dersem tanıdık gelir sanırım.

Film hakkında diyebileceğim, bu tür korku filmi artık görmek ciddi anlamda hem sıkıntı hem de aynı konuların tekrar “ ısıtılıp, önümüze sunulmasından bıktık. Yapımcılar,artık anlayın. Yemeği ısıttığınızda tadı hiçbir şekilde değişmiyor, sadece insanları kandırmak için başvurduğunuz bir yol. Eskiden olsa yerdik, artık kusura bakmayın da, bizim midemiz çöplük değil. Maalesef o da iflas etti, görünce direk Wc koşuyoruz. Lütfen yazımı okuyun ve bu saçmalıklara bir son verin.

[ C- ]

0 yorum: