Pages

Salı, Kasım 22, 2011

My Summer Of Love ( 2004 )

" Aşk Yazım "
Bazı oyuncular vardı, filmleri sırf onlar için izlerseniz. Matt Damon, Julia Roberts, Emily Blunt vs. saymaya kalkarsam liste uzar gider. İyisi mi kısa kesmek. Emily Blunt adını görmem izlemem için yeterli sebepken, bir de My Summer Of Love, aynı zamanda bağımsız, küçük çaplı, kendi halinde ,sevimli  filmlerden. İzlettirirken düşündürmesi, düşündürürken de ,neden-sonuç ilişkisini iyi bir biçimde sunuşu olması. Okuduğum yazılardan biri, bu yazının kritiği için yazmama biçilmiş kaftan gibi.


Bahsi geçen mevzu şöyle; Eşcinsel temalı filmlerden. Gökkuşağı bayrağı adı altında gösterilen filmlerde, bu tarz yapımlarda iki erkeğin konusunu ele yapımların ( Gay ) filmlerin, iki kadının ilişkisini ele yapımlardan (Lezbiyen) yapımlardan daha zor izlendiği kanısına varılmış bir tezdi. Demek oluyor ki, kadınların lezbiyen olması, erkeklerin gay olması kadar rahatsızlık verdiğini söylenemez. Tabi, tezin gerçekçilik ölçüsünü kabul edersek, böyle bir varsayımda bulunabiliriz. Tez ciddiye alarak, alın size az rahatsız olacağınız bir lezbiyen ilişkiyi konu edinen bir film. İki genç kızın tanışıp, önceleri arkadaş gibi takılırken arından , aralarında gelişen duygusal ilişki ve çevrelerine ilişkiden yansıyanlar .

Oyunculuklara değinmek gerekirse, çok fazla abartılı bir performans söz konusu olmuyor. Sade ,akıcı ve izlettiren performanslar izliyoruz. Yapımın dengesini tutturması açısından önemli. İyi bir sonuç veriyor. Nathalie Press'in, Uma Thurman'a olan benzerliği şaşırtıcı, hemde güzel. Sevmek sanıldığı kadar kolay olmayabiliyor bazen. My summer of love, bunun gerçekçiliğini gözler önüne seriyor. Ciddiyetsizliği görmezden gelirsek, savunduğu konuyu iyi bir yere taşıyor. Özellikle finaldeki sahne, olayı bitiyor. Bazı insanları aklından atmak için, onları gerçekten ölmesi gerekmiyor.  Kişinin aciz olduğu bir durumda görmek ve ya aklında öldürmek işe yaradığını söylemek istiyor. Bağımsız sinemanın sunduğu, keyifli yapım.


[ B ]

0 yorum: