Pages

Çarşamba, Kasım 30, 2011

Sinemaskop Ödülleri : 1992

1992 Yılının En iyi 10 filmi

The Turin Horse ( 2011 )

" Torino Beygiri "
Yapıtları ve yaklaşımıyla çağdaş bağımsız sinemacıları etkileyen Bela Tarr’ın on yıl aradan sonra çektiği bu ilk film, Alman düşünür Friedrich Nietzsche’nin 1889’da Torino’da kırbaçlanan bir atı boynuna sarılarak kurtarmaya çabalamasıyla başlıyor. Bu mücadelesi Nietzsche’yi öldüğü güne kadar yatağa bağlayacak, dilsiz bırakacak, çaresi bulunmayan bir akıl hastalığına götürecektir. Ancak filmin kahramanı, çiftçi sahibine ayak uydurmaya çalışan yaşlı attır.  Nietzsche'ye olanları sunmuş bize, asıl çiftçi sahibi ve kızının yaşamlarına da bir göz atıyor.

Salı, Kasım 29, 2011

The Thing ( 2011 )

 " Şey "
Hollywood, Hollywood! Başına taşlar yağsın! demek istiyorum izninizle. Rimeykler içinde yüzen bir sinema haline gelen, yaptıklarının doğru bir hareketmiş gibi tekrar insanlara yedirebilme derdinde olan sinir bozucu sinema sektörü Hollywood. 'Dream House' yapımında ne kadar isyanlar bastığımı okuyanlar bilir. The Thing, ünlü korku ustası "John Carpenter"ın en çok sevilen ve daima korku listelerinde boy gösteren 1982 yapımı The Thing'in yeniden çevrimi. Ha, yeniden çevrim dedik de, yapımcılar ve yönetmen filmin kesinlikle yeniden çevrim ( rimeyk) olduğunu kabul etmek istemiyorlar.

Pazartesi, Kasım 28, 2011

Jane Eyre ( 2011 )

Küçüklüğümüzün masum, temizli yüzlü güzel kızı Jane Eyre. Kendisi bizler için hep  (herkes için olmasa da) iyi kalpli kız olarak kalmıştır. Jane Eyre, 'aşk yazarlarının en büyük temsilerinden Charlotte Bronte, 'Jane Eyre Bronte'nin çok ünlü kitabından tekrar uyarlandı. Eyre, klasik dönemden taa ki günümüze kadar sürekli uyarlandı. 2011 yapımı üzerine konuşacağız.Jane Eyre, romanını her zaman sevmişimdir. Gerçi ,romanını daha çok küçüklüğümden hatırladığım kadarıyla kızlar pek severdi. Erkekler, off Jane Eyre'in aşkından bıktım derdi' gibi hatırlıyorum. Belki de yanlış hatırlıyorum, anımsamaya çalışıyorum.

Cumartesi, Kasım 26, 2011

The Help ( 2011 )

" Yardımcı "
The Help, Kathryn Stockett’ın çok satan aynı adlı romanından ( Bkz. The help ) uyarlanan ırkçılık konusuna parmak basıyor. The Help, tüm set ekiplerinin söylemlerine göre, bu derece bir ilgi beklemediklerinin, filme karşı olan yoğun ilgiden de şaşırmadan edemeklerini verdikleri röportajlar da dile getirmişler. Boxoffice’i  20 Milyon Dolarla $ 1. tamamlamışlardı. Oscar sezonuna doğru yaklaşırken Viola Davis ve Octavia Spencer  ikilinin büyük oyunu, yapım için Oscar dönemindeki en büyük kozları olduğunu bilmeyen kalmadı. Hatta, Oscar tahminleri yapan Yabancı siteler, Viola Davis’e şimdiden 84. En İyi Kadın Oscar’ını verdikleri dilden dile dolaşıyor.

Cuma, Kasım 25, 2011

Sinemaskop Ödülleri : 1991

" 1991 Yılının En İyi 10 Filmi "

Perşembe, Kasım 24, 2011

Fish Tank ( 2009 )

" Akvaryum "
"Küçük balık ölünceye dek büyük balık olmayı ümit eder" Fish Tank, daha evvel senaryo açısından, kullanılan "Dogma" akımının yansımalarını sunan hareketli kamera olsun, her şey azcık şundan, birazcık da bundan oluşan "gerçekçi" bir yapım.Cannes Film festivalinde iki dalda yarışmış. Büyük Jüri ödülünü, Thirst ( Chan-wook Park'ın kore filmi) ile paylaşmışlar. Diğer adaylık, Altın Palmiye için yarışmış. 2010'da BAFTA ödüllerinde En İyi İngiliz Filmi" ödülü dahil 16 ödüllü ve 22 adaylığı olan film.

Çarşamba, Kasım 23, 2011

Sinemaskop Ödülleri : 1990

1990 Yılın En İyi 10 Filmi

Salı, Kasım 22, 2011

My Summer Of Love ( 2004 )

" Aşk Yazım "
Bazı oyuncular vardı, filmleri sırf onlar için izlerseniz. Matt Damon, Julia Roberts, Emily Blunt vs. saymaya kalkarsam liste uzar gider. İyisi mi kısa kesmek. Emily Blunt adını görmem izlemem için yeterli sebepken, bir de My Summer Of Love, aynı zamanda bağımsız, küçük çaplı, kendi halinde ,sevimli  filmlerden. İzlettirirken düşündürmesi, düşündürürken de ,neden-sonuç ilişkisini iyi bir biçimde sunuşu olması. Okuduğum yazılardan biri, bu yazının kritiği için yazmama biçilmiş kaftan gibi.

Pazartesi, Kasım 21, 2011

Margin Call ( 2011 )

" Oyunun Sonu "
Bir yatırım bankası, müşterilerine yüksek riskli yatırım araçları satarak milyon dolarlar kazanırken, bu satışları; piyasanın giderek kararsızlaşan durumdan haberdar etmeyerek yapmaktadır. Olayın patlak vereceği gün öncesi; 2 genç broker risk seviyesinin güvenlik bariyerini geçtiğini ve şirketin tüm mal varlığı portföyünün felakete doğru gittiğini fark eder.Durumdan haberdar olan firmanın üst yönetimi acilen gece yarısı toplantısı düzenler ve 2 ana seçenek üzerinde müzakereye başlar. Ya 107 yıllık firmanın Wall Street'in kalanıyla birlikte iflas etmesine göz yumacaklar ya da durumdan ilk haberdar olan kişiler olmalarının avantajını kullanarak firmanın ayakta kalabilme şansının olduğu ancak müşterilerini kazıklayacak bir plan uygulayacaklardır.

Pazar, Kasım 20, 2011

One Day ( 2011 )

Bir Gün
Dünya da çokça satılan ,  David Nicholls, “One Day (bir gün) aynı adlı romanından uyarlanan başrollerinde Anne Hathaway ve Jim Sturgess paylaşıyorlar. Lone Scherfig  yönetmenliğini üstlenmiş. Geçen yıl An Education yapımıyla beğenileri kazanan yönetmen bu seferde hemen, hemen An Education ( Aşk dersi )  tarzında bir yapım daha sunmuş.Doğrusunu söylemek gerekirse, ben filmi beğenmeyenlerdenim. Daha doğrusu vasat bulanlardanım. Bariz kurgu eksikliğine kurban gitmiş , kurbanlık koyunları andırıyor.

Cumartesi, Kasım 19, 2011

Komedi Seçkileri ( 2011 )

2011 filmleri (komedi seti)


Due Date : Git başımdan, 2011 yılının vasat altı komedilerden ilkini oluşturan yapımlardan. Hangover yapımıyla komedi türüne yenilik getirdiğine inandığım Todd Phillips, nasıl olurdu bu kadar vasat bir yapım çekebildi. anlamak güç. Hangover'dan  hatırladığımız Zach Galifianakis, tekrar Phillips yanına almış. Ek olarak "Robert Downey Jr. güzel ikiliye rağmen olmamış vasat komedi çöplüğüne atıyoruz,  üzülürek tabi. [ C- ]

Cuma, Kasım 18, 2011

Sleeping Beauty ( 2011 )

Uyuyan Güzel
Evet, Filmekimi’ne olan macerama “Sleeping Beauty” ile devam ediyorum.Film aynı zamanda Cannes Film Festivalinde “Belirli Bir Bakış Açısı” bölümünde ilk gösterimini yapmıştı. Eleştirmenler ve izleyiciler dahil, pek ilgi göremeyip, pek beğenilmemişti. Hep bu tarz olaylara olur. Herkes beğenmez, belki bir umut ben severim “düşüne girdim”. Sonuç mu? Fiyasko…Casting güçlü olmadığını söylemekle başlamak istiyorum. Emily Browning , sevdiğim bir aktris idi.

Perşembe, Kasım 17, 2011

Tomboy ( 2011 )

 
Erkek Fatma  
 Filmekimi, bu yıl için "30 " yabancı filme ev sahipliği yaptı. Festival filmlerine olan düşkünlüğümü olabildiğince yazılarda,  bahsi geçecek her durumda bahsetmeye çalışıyorum. Filmekimi gösterimleri sona erdiğini sanıyorum. Gidebilenlerin şanlısı olduğunu söylemek zorundayım, ama ne yazık ki bunlardan biri değilim. Net'e düştüğünde izliyebiliyorum.Her neyse, Filmekimi programında bu yıl Gösterilenlerin içinde"Le Gamin Au Velo, Melancholia, Snowtown,

Çarşamba, Kasım 16, 2011

NTV'nin En İyi 150 Performansına Bakış

"NTV'nin en iyi 150 performanstan en sevdiklerim."


  •   NTV sitesinin sinema haber bölümünde yer verdiği listelerinden En İyi "150" performans listesine uzun zamandır göz gezdiriyorum. Hatta, içlerinden sırf performansların ne kadar iyi olduklarına dair bir karara varmak için sanırım, "4-5" film dışında hepsine baktım. İzlemediklerim artık, başka bir zamana kaldı. Onları da izleyince sizinle paylaşımda bulunurum, diye düşünüyorum. Her neyse, bunun için bir afiş tarzı çalışma yaptım en sevdiğim performansları görün diye.

Salı, Kasım 15, 2011

Revanche: İntikam ve Soğuk Yenen Yemek

Araştırmama göre, 2008 yılında En iyi Yabancı Film Oscar’ın da Nuri Bilge Ceylan’ın “3 Maymun”  filmini sollayarak aday olan Avusturya yapımı “intikam alma cabası ve kararsızlığını bir arada taşıyor.

Revanche, Avusturya sineması adına büyük ve önemli bir örnek olarak parmakla gösterilebilecek derece ender, bir o kadar da kaliteli. Yavaş işleyip, biz sinemaseverlerin kalbine dokunmayı başarıyor. Adından tahmin edeceğiniz gibi, Revanche, “Rövanş” anlamına geliyor. Son yıllarda intikam temalı

Pazartesi, Kasım 14, 2011

Kungfu Panda 2 ( 2011 )

Kungfu Panda-2, öncellikle bu soyu tükenmek üzere olan sevimli, sevimli, tatlı mı tatlı filme adını veren Panda’ hayvanın tatlılığı için bile izlenir. Tıpkı, filmde “ kötü Tavus Kuşunun yandaşlarından, Panda’yı tavus kuşuna tanımlamak için, görünce şöyle tombik, çok tatlı kısacası şöyle der “okşayasın gelir” haha  ,burada ciddi anlamda filmin en fazla kahkaha attığım sahnesi diyebilirim. Görünüşte ayrıntısız, bu saçmalığını nesine güldün ! diyebilirsiniz, bende bilmiyorum fakat şuan yazdığımda aklıma geldikçe hala gülüyorum. Serinin ilki kadar neşeli ve eğlenceli olduğunu söylemek zor, ancak ciddi derece kadın yönetmenin elinden çıkmış, sağlam bir 3D (üç boyutlu ) bir animasyon tekniğiyle karşımızda bu animasyon filmi.

Cuma, Kasım 11, 2011

Sophie Scholl : The Final Days

Sophie Scholl : The Final days, çok bilinen bir öykünün gerçeğe dönüştürülmesini konu alıyor. Kısacası, filmimizin hikayesi biyografik bir tür. Oldum olası biyografileri severim. % 70 civarında sinemada başarılı ile sonuçlanır. Herhalde senaryonun hali hazırda bulunmasından olsa gerek ki, bu kadar başarılı işler çıkabiliyor. Bu son saydığım özelliklere filmlerden biri de “Sophie Scholl” The Final Days yapımı. 2005 yılında Alman sinemasının çıkardığı başarılı işlerden biri olacak ki,(bana göre de gayet iyi bir yapım ) Akademi bağrına basıp, bir Yabancı Dilde En iyi Film Oscar Adaylığı verilmiş. Ayrıca, Julia Jentsch Berlin Film Festivalinde En İyi Kadın Oyuncu ödülün aldı. 

Perşembe, Kasım 10, 2011

Dream House ( 2011 )

Dream House, öncellikle “Drag Me To Hell “ yapımından beri, sanırsam hiç iyi yakın tarihli bir korku filmine rast gelmedim. Drag met o hell, bizlere Sam Raimi’n “ Evil Dead (Kötü Ruh) filminin devam serisine andırmıştı. Mezar kazma sahnesi, lanetle korku içine komedi karıştırarak değişik bir tarz yakalayan raimi, absürtlüğe ileri derece de hakim olup, bizlere 80'li yılların buram , buram korku kokan filmlerinden birisini tattırmıştı. İşte drag met o hell’den beridir, iyi korku filmi arıyoruz bulamadık. İnsindious, çok iyi başlayıp, son yarım saatte altına edip, bizleri hayalkırıklığına uğratmıştı James Wan.

Çarşamba, Kasım 09, 2011

84. Oscar'da ,Oscar'a Koşan Aktrisler...




Viola Davis

Bu yıl, Davis’ın ‘the Help’ yapımıyla aday olması bekleniyor. Hatta adaylığı bırakın, resmen yabancı sitelerde büyük eleştirmenler “Viola Davis üzerine banko aday olarak oynanmış, fix Oscar'ı kucaklayacak gibi iddialı görüyoruz. Elbette, Davis mükemmel bir oyuncu. The Doubt filmiyle ,tek sahneyle bile kadın Oscarcığa aday oldu, daha ne olsun. Ayrıca, ilk Oscar alan “siyahi kadının “Hale Berry” olması bu Viola Davis’e yapılmış en büyük haksızlıklardan biri olduğunu düşünüyorum. Umarım okuyanlarda katılıyorsunuzdur. Her neyse, bende bu yıl banko aday ve Oscar'ı Viola’nın kucaklayacağına inanıyorum, tek engel “Glenn Close’ın 5 kez aday olup, sıfır çekmesi sorunu onu alt edebilir.

TRUE BLOOD: Start

True Blood, etrafımda bu dizi o kadar fazla öven insan oldu ki, izlememek ayıp olur dedim, başladım. Lakin, ciddi anlamda, biraz fazla erotizm kokusu aldım. Sırf rahatsızlık verici. Yine fakat, okuduğum kadarıyla, ilk sezondan sonra dizi daha da iyiye gidiyormuş. Öyle duydum. Umarım doğrudur, çünkü sırf sex ve porno gibi şeyler görmek yeterince rahatsızlık verici.

Vampire Diaries'de övüldü, Tv'de bir bölümünü izlemiştim. Bildiğin ergen çoluk- çocuk dizisi resmen bulaşmak dahi istemedim. İyi etmişimdir sanırım.

Salı, Kasım 08, 2011

Another Earth ( 2011 )

Türkçe adıyla “Öteki Dünya, “Another Earth” gerçekten yaşanması gereken deneyim filmleri vardır, izlemek gerek dediğimi güzel ve insanı iç huzura kavuşturan, içimizde birikmiş kiri, pası vs. tüm ruh temizliğini sağlıyor. Geçen yıl “ Dünyanın en büyük ve en önemli bağımsız sinema festivali olarak kabul edilen “Sundance Film Festivali gibi önemli bir yerden “Jüri Özel Ödülü: En Özgün Yapım ve Alfred P. Sloan Ödülü “ önemli ödülleri evine götürmeyi başarmıştı film. Bende Sundance ve bu tür diğer ödül törenlerinin sıkı takipçisi olarak (Daha doğrusu, festival günlükleri nerede ise bende orada olmaya çalışıyorum ) bu ödüllü filmi kaçırmayı göze alamadım.

Pazartesi, Kasım 07, 2011

Crazy, Stupid, Love ( 2011 )



Crazy, Stupid , Love nam-ı Diğer "Çılgın,  Aptal,  Aşk "Vizyona düştüğünden  beri  film  hakkında  övgü üstüne  övgü  almıştı.  Hatta, twitter'da  dönen  tweetlerde  "sevmediğim ama saygı duyduğum kişi  Atilla Dorsay " bile filme dört yıldız çakmış denildi... Eee, haliyle  çok merak   ettim.  Yalnız ,  sadece  Atilla  Dorsay  "dört  yıldız  "  vermiş diye değil,  eleştirmenlerin  geneli güzel  "bir romantik-komedi  dediği için. Bende ne olacaksa olsun artık dercesine izleyeyim dedim. Tamam, zaten izleyecekler listesimde yer alan bir yapımdı , ve muhtemelen kötü olsa da izleyecektim. Her neyse, izledim ve yorumlamak istedim. Yorum olarak şöyle başlayalım, Klişe ve eğlendirici, her zamanki gibi rom-kom hikayesi...

Pazar, Kasım 06, 2011

Drei ( 2011 )


 Drei, Three, Üç, üç farklı anlamda yazdım ismini.Drei, bir Tom Tykwer  Alman sinemasının usta az ve öz yönetmenlerinden olduğunu belirtmek gerek.The Princess and the warrior, Run Lola Run, Parfume :The Story of a Muderer ,Paris, Je T’aime , ve son Heaven , olarak çok beğendiğim zengin bir filmografiye sahip kendileri. Ne yazık ki, aynı güze ve süslü cümleleri Drei / Üç “ yapımı içinde kullanmayı çok isterdim. Fakat, Tom Tykwer’ın bu zengin filmografisinden en zayıf halkalardan biri “Drei”

İşlediği konu olarak olsun, yaptığı “işlerden dolayı” olsun ciddi anlamda beğenebileceğim bir yapım olacakken, başarısız olması gayet üzücü, hem de Tom Tykwer elinden çıkması daha da üzücü bir durum. İki insanın bir diğer cinse ilgi duyması. Bunlardan biri kadın diğeri erkek, ilgi duydukları cins de “erkek” ve bu ilgi duyanların birbirlerinden habersiz aynı kişiye ilgi duyduğunu bilmeksizin seviyor. Hem de yine habersiz olarak “ilgi duyanların “karı-koca” olduğunu düşünürsek dumur olmamak cidden güç.

Cumartesi, Kasım 05, 2011

84. Oscar'da ,Oscar'a Koşan Aktörler...



Oscar!a koşan adaylar daha belli olmadı, fakat gün geçtikçe her şey netleşeceğine daha da belirsizleşiyor bu yıl. Sürprizlere gebe bir yıldayız Oscar için. Bazı filmlerin viyona girmesi, bazılarınınsa görücüye çıkmaması yüzünden filmleri gösterime girenlerin hemen ilk 5’e alınması çok doğal, bir o kadar da saçma.Her neyse, bakalım kimler varmış.
George Clooney
Bu yılın sanırım en bariz ve kesinleşen adayı Clooney olmalı. Film gösteriye çıktığından beri övgü üstüne övgü almasına karşın, İMDB puanı gün geçtikçe düşüyor. Sanırız,diğer filmlerin henüz gösterimi yapılmadığından The Descendants “ fazla abartılıyor. Clooney için kariyerinin en iyi performansı denilse de, fragmanda bir halt göremedik, filmde de göremeyeceğiz. Eleştirmenler şimdiden ilk beş’e aldı Clooney, adaylık kesin gibi,fakat bu işler belli olmaz diyorum yine de.
                                                                                                   

Çarşamba, Kasım 02, 2011

Beginners - ( 2011 ) : Eşcinsel Baba ve Oğul İlişkisi

Beginners, uzun süredir izlemek için can attığım bağımsız sinema semalarından fırlamış, “riskli konusuyla” dün itibariyle izlemiş bulunmaktayım. Peki neden bu kadar merak ettim? Sebep şu, hem bağımsız sinema hem Christopher Plummer ve Melanie Laurent “ gibi çok sevdiğin oyuncunun yer alması. Tek sebep bu değil elbette, diğerine gelirsek, Oscar için adı sık ,sık geçti adaylıklarda.

Eşcinsel bir babanın, 75 yaşına vardıktan sonra, oğluna eşcinselim itirafından sonra gerçekleşen olayları konu ediniyor. Başrollerde, Christopher Plummer, Evan McGregor ve Melanie Laurent üstleniyor. Amerikan bağımsız sinemasının ne kadar çok gelişmesini istediğimizi bir biz sanatsever sinemacılar ,bir de Allah bilir. Her neyse, kalkıpta bundan dert yanmayana gereği duymuyorum. Sadece şunu demek yeterli. Sağ kalanlar varsa , oda bizimdir” herhalde. Film, ciddi anlamda ne sistem eleştirisi, ne de bir mesaj verme kaygısı var. (belki varsa oda eşcinselleri anlayabilme empatisi olabilir) Bildiğimiz baba-oğul ilişkisi üzerine “ çok iyi olmamakla beraber” aynı zamanda şeker yutmuş çocuk gibi de yer,yer güldürüyor, hüzünlendiriyor. Dram-komedi karışımı dedikleri bu olsa gerek. Yaşananlar Trajikomik olmamasına rağmen, öyle bir hava sezdirdiği de apaçık.