Pages

Çarşamba, Ekim 26, 2011

Oscar Fırtınasına Doğru sürüklenirken

Oscar yarışına sayılı günler kala (sayılı gün dediğim daha 90 güne yakın bir süre) her yerden tahmin gelmeye başladı bile.Ben ki her yıl oscar'ı takip eden birisi olarak, bu yılda büyük  merakla beklediğimi belirtmeliyim.  Doğurusunu isterseniz, geçen yıl ki Oscar töreni faciasından bahsetmemek elde değil. Hayatım boyunca         izlediğim en kötü, sönük ve ifade etmek için kötü kelime bulamadığım törenlerden biri. Anne Hathaway ve      James Franco gibi iki sümsük sunarsa ancak bu kadar olur. Fazlasını beklemek aptallık olurdu. Neyse           bekledik biz aptal da olduk. Geçelim bunları. Bu yıl Oscarda neler olabilir, kimler aday olur" gibi durumlar      önemli.Ve başlayalım.

Moneyball
Bennet miller daha önce " Capote" adlı biyografiyle Akademi radarına girmeyi başarmıştı. Filmi izleyen biri olarak gerçekten beğendiğimi söylebilirim. Moneyball, spor ile ilgili bir dev prodiksiyona sahip, elinde de Brad Pitt ( sevmediğim bir aktör,yeteneksizde bulurum) kozu var. Ayrıca, geöen yıl The Social Network " ile  Oscar alan oscarlı yazar Aaron Sorkin gibi bir kozu daha var. Yani, akademi spor filmlerine pek meyilli. Moneybal'a neden bir şans vermesin diyorum açıkçası. eleştirmenlerde gayet yüksek bir puan aldı.  Beğenildi.      Hem film  ,hem de Brad Pitt oscar adayı olabilir. Şunu da söylemek gerek. Fragmandan izlediğim kadarıyla Brad Pitt performansı yok, nasıl aday olacaksa. Akaddemi düşünsün.

ALBERT NOBBS
Albert Nobbs, Glen Close'ın kaç yıldır gerçekeştirmek isteyipte ,maddi imkansızlıklar yüzünden sürekli askıdadurmuş bir yapım. Yıl 2011 kadın ancak yerine getirebilmiş.Kim bilir, belki de Close'ın projeyi gerçekleştirmek istemesinin neden ,bu yapımla Oscar alacağını kendisi de biliyor olmasıdır.Fragmanı çıktığından beri, kötü eleştiriler alan Albert Nobbs, Oscar için şansı düşük olduğunu, ancak Geln Close'ın Oscar a yakın durduğunu biliyoruz. 5 kez aday olup = 0 çeken çok az kaliteli aktristlerden. Belki de akademi kendisinden özür dilemek isteyebilir açıkçası. Neden olmasın. Bu yıl Glen Close yılı olabilir.

BEGINNERS
Babasının bir eşcinsel olduğunu öğrenen oğluyla arasında geçen süreci anlatan bir yapım.Akademi’nin “ Eşcinsel” içerikli filmleri ne kadar sevdiğini biliyoruz. Örnek olarak gösterirsek “Gus Van Sant “Milk” yapımı “, ve “Transamerica “ yapıyla çok ün kazandı. Christopher Plummer’ın çok iyi bir performans sergilediği her defasında eleştirmenler tarafından söylendi. En iyi filmler arasına girme şansı oldukça düşük buluyorum açıkçası. Erken gösterim filmin unutulmasına neden oldu. Tek payımız Plummer’ın Oscar alacağı bu yıl. Akademinin gözüne gireceği kesin. Bazı eleştirmenlerde Plummer’ın performansının abartılacak seviyede olmadığını vurguladı.


A DANGEROUS METHOD
Venedik film festivalinde açılış yapan ve çok fazla beğenilmeyen David Cronenberg’in son yapımı. En iyi filmle adaylar arasına giremeyeceğini bilsek de. Oyunculuklardan da bahsedildi.Fakat, Filmekimindeki gösteriminden sonra yerden yere vuruldu. Keira Knightley’ın performansının aday olacabileceği söylense de, gelen eleştiriler bunu da yok etti. Fazla abartılı bir performans sergilediği, Keira’nın deliyi oynaması yerine gerçekten delirdiği ve saçmaladığı söylendi. Müzikler ve kostümler için Oscar’da iddialı duruyor.

THE TREE OF THE LİFE

Terence Malick’in uzun süreden sonra çektiği ilk filmi. Filmi izleyenlerden biri olarak , beğenmedim. Belgesel tarzı ve sanatsal filmlere hayran biri olarak çok fazla aşırıya kaçmış. Film yerine resmen belgesel çekilmiş. Akademinin filmi kucaklayacağını sanmıyorum. Oyunculuklarda film kadar kötü açıkçası. Malick’de yönetmenlikte oscarı unutsun, en azından bu filmle. Tek diyeceğim. Müzikler, Kostümler , ve görüntü yönetmenliği ha bir de sanat yönetiminde başarılı olacaktır. Adaylıklarda görürüz.

THE DESCENDANTS
Bu yılın balon filmine gelelim. Fragmanı çıktığı andan beri tiksindiğim,bir halt çıkacağını zannetmediğim film örneğidir. Oysa eleştirmenler daha izlemeden bile hem Clooney, hem de filmi ilk beş favorisine sokmuş bulunmaktalar. Fragmana baktığımda “ Patronun Kızı” tarzında absürd bir baba- çocuklar ilişkisini anlatan abartılı film örneği dışında hiçbir özelliği yok gibi.Fakat Oscar zamanı gelindeği görülecektir. Ne oyunculuk, ne de film açısından bir yarar var. Sideways ile Akademi radarından adaylık alan, Alexander Payne ,adaylık alacağı da başka bir konu. Bekleyip görelim diyorum. Ha, bu yıl fragmanı gösterilen “ We Bought A Zoo” fragmanına çok benzese de, We Bouhgt A Zoo” çok daha iyi oyunculuk, yönetmenlik ve film olarak önde bitirecektir.”              

      
THE GIRL WITH THE DRAGON TATTOO
David Fincher’ın son Oscar için denemesi. En iyi film arasına girme ihtimalini yüksek buluyorum ama, girmese de pek şaşırmayacağım türden. İsveç yapımını izledim. Fakat bana inanılmaz soğık,itici ve erotizm iretti gibi gelmişti. Noomi Repace’ın oynadığı karakteri bu sefer Rooney Mara canlandıracak. En iyi film, yönetmen,kadın oyuncu ve uyarlam senaryo dallarında iddialı gibi. Hep beraber bekleyelim ve Fincher yine neler yumurtlamış görelim diyorum.Dikkat çekerim. Yılın bombası da olabilir, rezili de olabilir. Sadece dikkat.



THE IRON LADY
Demir Prensen lakaplı, Margaret Thatcher ‘ın hayatını Meryl Streep canlandıracak. Muhtemeln bu yılda Oscar adayı olup “17 kez” aday olmakla ulaşılamaz bir rekora imza atacak. Aslında şöyle baktığımızda Streep hep zaten Oscar radarına girecek projelerde de yer almış zaten. Bu işler sadece iyi oyunculukla olmuyor. Oynadığınız filmin iyi tanıtım kampanyası yapmakla, da biraz ilgisi var. Her neyse. The Iron Lady, yapım olarak pek iddialı görmesekte,sebebi teknik ekip’in yeni olması ve ne kadar başarılı olurlar bilinmez. Meryl Adaylığı cepte diyorum,başka bir şey de demiyorum The Iron Lady hakkında.                                                                                                             

WAR HORSE
Bir Steven Spielberg yapımı daha. Spielberg sanırım bu yapımla tekrar rüştünü Akademiye göstermekle dirayetli gibi. War Horse bir savaş filmi ve The Saving Prate Ryan ile ne kadar Başarlı odluğunu, arından “War of the Worlds ile ne kadar kötü bir iş çıkardığını biliyoruz. Fakat dönüşü ihtişamlı olacak. Filmin en iyi film, yönetmen, sanat yönetimi, kostüm ve görüntü yönetmenliği konusunda iddialı olduğunu söylemeye gerek yok bence.

0 yorum: