Pages

Cuma, Ekim 07, 2011

Le Trou

Hapishane temalı yapımların en gözdesi diyebilirim.Fransız Yeni Dalga akımının başladığı,süregelen yıllarda sürekli "dram ve dalga akımının etkisinden" kendini bir nebze de olsa sıyırmış çok az ve mihenk taşı diyebileceğim "Le Trou" kattiyen "perfect.

"Le Trou" kattiyen "perfect.(tekrar)
 "Fransız dalga akımının etkisinden uzak.Hapishane psikolojisinin yansıtıldığı hücreler,gerekse hücrenin içinde bulunan eşyalara kadar herşey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş,tasarlanmış ve bir zahmet de "harika" şekilde monte edilmiş.

Hapishane psikolojisini bu kadar iyi yansıtmasının sebebi,oyunculukların %100 bir değer verebileceğim şekilde doğal + samimi havası,seyirciyi de hapsihanenin hücre ortamına sokup, beraberinden rüzgar gibi peşinden sürüklüyor.

Çekimler şahane,tünel kazılma aşaması,yerlerin saniye saniye gerçekten kazıldığını gösteren kareler ve en önemlisi "hapishane filmi yapıyorum diye abartıya kaçmayan" manyak çekimler.Bizlere martaval okumayan diyaloglardaki ustalık "Becker'ın maharetli ellerine borçlu.

Fransız sinemasının klasik dönemde "Dram-dalga akımını" yansıtan projeler dışında yapım olmadığını söyleyen kişiliklere güzel bir kapak "Le Trou".Soğuk duş aldıran finalliyle de adını mükemmeliyetliğe yazdırıyor.

Not: Yönetmen Jacques Becker , filmlerinin çekimlerinden 2 hafta sonra kalp krizi geçirerek hayata veda etmiş maalesef.Kendisine rahmet dileyip,bize bu güzel filmi armağan ettiği için kendisine sonsuz teşekkürler ediyoruz.Ayrıca filmografisindeki diğer filmlere göz atacağıma söz vererek uğurluyoruz kendisini.Mutlaka izleyin bu filmi.

[ A- ]

2 yorum:

iyisinek dedi ki...

çok iyi değildi. vasatın biraz üzeri. çok daha iyi kaçış filmleri var.

sezer dedi ki...

Hım,açıkçası çok sevdim filmi.Kaçış filmleri arasında en iyilerden "bana göre".Fakat imdb puanının fazlallığı konusunda yadırgıyorum elbette:)