Pages

Pazar, Ekim 16, 2011

BIGGER THAN LIFE



Filmin adı da kendini ele veriyor zaten.Klasik dönemde insanların gözünden kaçma ihtimali yüksek bir olasılığı olduğundan yorum yapıp,bir kesimin filminden haberdar olup izlemesi iyi olur,güzel olu düşüncesiyle yoruma başlıyorum.Klasik dönemde o kadar çok film çekildi ki,artık hangisini izledik,hangisini izlemedik.İki ara bir dere bizim olayımız kısacası
.
Bigger Than life,karısı ve çocuğuyla mutlu bir yuva kurup yaşayan bir adamın hikayesi.(zaten adam hep mutludur,karısı ve çocuğunu sever,onlarda onu sever,kötülük bulutları yağmurunu mutluluğun üstüne bırakır gider) Aynen öyle.Eski Türk filmleri (Yeşilçam) kötülükler olmasa bile,hastalıklar peşinizi bırakmaz.O dönemde bu bir klişe olmaktan çok,seyircilere film izlettirme gibi bir durum oluşturma süreci ve gerçeğiydi.Nasıl seyirci çekebiliriz cevabıydı daha çok.

Burada kötü bir hastalığı olduğunu öğrenin bir adamın,ilaçları kullandıktan sonra yan etki gösteren psikolojik dengesizlik durumunu ortaya çıkaran bir konu var karşımızda.

Doğrusu Yeşilçam’da hiç ilaç bahsi geçmemiştir.Geçse,o da Nuri Alço’nun ilaçlı gazozundan başka geçmemiştir.Sürekli adamın saçma sapan şeyler yaptığını,ilaçlar yüzünden ruh sağlığının bozulduğunu kanıtını izliyoruz.
Finalde ise “Hz.İbrahim’in oğlunun başını kesme kısmı ise,tıpkı İslamiyet’in saçma ve sıkıcı bir durum olduğunu gösterme çabası filmi gözümden düşürdü..Taşlama söz konusuydu.Yoksa finale kadar her şey iyi hoş,sular seller gibi gidiyordu..

[ B ]

0 yorum: